Fehmi Koru: “Seçimin sonucunu ittifaklar belirleyecek” deniyor, doğru ama Muharrem İnce’yi unutmamak şartıyla…

Fehmi Koru*

Bulunduğum bir ortamda, gençten biri, durduk yere, “Genç Parti’yi hatırlıyor musunuz?” diye soruverdi.

Hatırlamaz olur muyum?

O gence tek cümleyle “22 yıl öncenin Memleket Partisi oydu” cevabını verdim ve sustum.

Anladığını sanıyorum.

Genç Parti, medyası da bulunan iş insanı Cem Uzan tarafından, 3 Kasım 2002 seçiminden sadece birkaç ay önce -23 Ağustos 2002 tarihinde- kurulmuştu. Genç, enerjik ve imkanları geniş bir lidere sahipti Genç Parti. Ülkenin her köşesinde çabucak örgütlenebilmiş ve kısa sürede seçime katılma hakkını da kazanabilmişti.

Cem Uzan o seçim öncesinde en fazla mitingine katılanlara ekmek arası döner ikramı yapılmasıyla dikkat çeken ilginç bir kampanya yürüttü ve Türkiye’nin sonraki 20 yılını belirleyecek bir büyük başarıyı gerçekleştirdi: Lideri olduğu Genç Parti ile aynı zaman diliminde kurulmuş AK Parti’nin iktidara gelmesini sağladı.

Aldığı 2 milyon 284 bin 644 oy ve %7.25 oy oranıyla sandıktan 5. parti olarak çıktı Genç Parti ve varlığıyla seçime katılan iki parti -AK Parti ve CHP- dışındaki kendisi dahil bütün partilerin %10 barajı altında kalmasını sağladı.

O seçimde Tansu Çiller’in DYP (%9.54), Devlet Bahçeli’nin MHP (8.36), Mesut Yılmaz’ın Anavatan (%5.13), o sırada başbakan olan Bülent Ecevit’in DSP (1.22) partileri barajı aşamadıkları için Meclis dışı kalırken, Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu AK Parti %34.28 oyla -yani oyların yaklaşık üçte birini alarak- 550 üyeli Meclis’te üçte iki çoğunluğu -363 milletvekili- elde etti ve iktidar oldu.

Uzan ve partisi olmasaydı, aynı seçimde %19.39 oy oranıyla 178 milletvekili çıkarmış CHP yanında DYP ve MHP de Meclis’te temsil edilme hakkı kazanacaktı.

Genç Parti ve Cem Uzan, bilerek ya da bilmeyerek, AK Parti’ye tek başına iktidar yolunu açmış oldu.

Arkasında para ve medya gücü bulunan bir partinin, ideolojik bir tabanı bulunmamasına rağmen, kısa sürede belirli bir oy gücüne ulaşabileceğini Genç Parti örneğinden biliyoruz.

Bu gerçeği Amerikalılar bizden önce öğrenmişlerdi.

1992 yılında.

Ross Perot adlı iş insanının kurduğu Reform Partisi (Reform Party), iki partili bir siyasi hayatın hakim olduğu ABD’de, Perot‘un üçüncü partinin adayı olarak katıldığı başkanlık seçiminde, daha önce pek görülmemiş yükseklikte oy alabilmişti. (Bilinen son benzer örnek 1912 yılında yaşanmıştı.]

Demokrat Parti adayı Bill Clinton (%43.0) ile Cumhuriyetçi Parti adayı George W. H. Bush’un (%37.5) yanında Ross Perot da 20 milyona yakın oy alarak %18.9 oy oranını yakalamıştı 1992 başkanlık seçiminde. 

Kasım 1992’de yapılan seçime bir kaç ay kala -Temmuz ayında- yayınlanan Gallup anketinde, Perot’un muhtemel oy oranı %39 görünmekteydi.

Öndelen gazeteler ülkenin en zengin adamlarından biri olan Perot’yu ön plana çıkaran haberlere yer veriyor, kanallar kendisini özel programlarda ağırlıyorlardı. TIME dergisinde kapak da olmuştu Perot.

Karmaşık olmayan basit vaatlerle yürütüyordu kampanyasını. Bütçe açıklarını kapatacak, benzin ve motorin vergilerini artıracak ve sosyal güvenlik primlerini azaltacaktı. O kadar.

Temmuz ile Kasım ayları arasında arka arkaya yaptığı birkaç yanlış sonucunda ciddi oy kayıpları yaşadı Perot.

Yine de iki parti arasına sıkışmışlık yaşayan Amerikan seçmeni, azımsanmayacak bir oy verebilmişti Perot’ya.

Bu tür olaylarda kim kimi etkiler tam bilinemez. Cem Uzan mı Ross Perot’dan etkilendi de Genç Parti denemesine girişti? Bilemem.

Daha yakın bir örneği de hatırlıyorum: Benim gibi görüşlerini bir gazetede değil de kendi sitesinde açıklayan, benden farklı olarak insanları güldürmeyi de bilen -komedyendi çünkü- Beppe Grillo, 2009 yılında, ülkesi İtalya’da ‘Beş Yıldız Hareketi’ (Movimento 5 Stelle) adıyla bir siyasi parti oluşturdu ve girdiği ilk seçimde yerleşik rakiplerini sollamayı başardı.

İtalya’da 2018-2021 yılları arasında başbakanlık koltuğunda oturan Guiseppe Conte 5 Star Partisi’nin genel başkanıydı. [Partiyi kuran Beppe Grillo seçimlerde aday olmamış, parti liderliğini de genç Guiseppe Conte‘ye bırakmıştı.]

Perot ABD’nin en zenginlerinden bir iş insanıydı, Grillo İtalya’da ismi pek bilinmeyen bir komedyen-yazardı…

Fransa’da da Emmanuel Macron olayı var.

Macron’un mesleği bankacılıktı. Ülkenin en iyi eğitim kurumlarında okumuş, önemli bankalardan birinde yöneticilik yaparken Cumhurbaşkanı François Hollande onu danışman olarak Elysee Sarayı’na almış, oradan da Manuel Valls’ın başkanlığındaki hükümette ekonomi ve sanayi bakanı görevine atanmıştı.

Ülkesi halkının dikkatini, birden bakanlık görevinden istifa edip ‘En Marche’ adını verdiği bir hareket oluşturduğunu ve yapılacak ilk seçime cumhurbaşkanı adayı olarak katılacağını açıkladığında (2016) çekti Macron. 

İlk seçimde aday oldu ve seçildi (2017). O gün bugündür aynı koltukta oturuyor Cumhurbaşkanı Macron.

Hatırladıklarım arasında, bir ara kurduğu ve lideri olduğu partilerle İngiltere siyasi hayatını kırıp geçirmeyi başarmış Nigel Farage da var. Bağımsız Parti (Independence Party, UKIP) adını taşıyan partisinin adını, İngiltere’yi Avrupa Birliği üyeliğinden koparma davası güderken Brexit Party’e çevirmişti Farage. Times gazetesi 2014’te, o yıl partisine Avrupa Parlamentosu’nda 24 üyelik kazandırma başarısı sebebiyle, onu ‘yılın adamı’ seçmişti. 

İngiltere Avrupa Birliği’nden koptu. Nigel Farage bugün bir TV kanalında –GB News’de- sunuculuk yapıyor.

Gencin “Genç Parti’yi hatırlıyor musunuz?” sorusu bana bütün bunları hatırlattı.

Memleket Partisi ve Muharrem İnce bu örnek olaylardan hangisine benziyor?

Dışarıdan hatırladığım örneklerin hemen hepsi arkasında para ve medya desteği bulunan kişilerdi.

Para ve medya desteği var mı Memleket Partisi’nin arkasında?

Medya patronu ve banka sahibi Uzan ve Perot gibi ultra zengin, Macron gibi para babalarıyla içli dışlı ve Saray irtibatlı, Grillo gibi eğlenceli ve kendisini siyasetin dışında tutarak gelişmeleri etkilemeyle yetinen veya Farage gibi faşizmin kıyılarında dolaşan biri mi?

Yoksa bize özgü, ‘yerli ve milli’ bir siyasetçi mi?

Örneklerden hangisine daha çok benziyor Muharrem İnce?

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden aynen alınmıştır.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir